EKRAN VE KLAVYE
Büyük küçük, hepimiz ekranlara bayılıyoruz. Hayatı ekransız yaşayamıyoruz. Ekran kapışmaları, ekran tartışmaları, ekran hâkimiyeti, ekran savaşları, ekran kuşatması, ekran esareti, ekran bağımlılığı, ekran karartmak, ekrana düşmek, ekrana çıkmak gibi nice tabirler geliştiriyoruz.
Kimlerin aday olacağını, adayların isabetli olup olmadığını; saldırganların toplarını, füzelerini; yanıp yıkılan şehirleri; inen çıkan borsaları; oynak ekonomik göstergeleri; vurpatlasın çaloynasınları, açılıp saçılanları, ağlayıp vahlayanları, gülüp güldürenleri, hep ekranlardan izliyoruz. Dünyanın öbür ucuna ekranlarla ulaştığımızı sanıyor; seyretmekle yetiniyoruz.
İş, ekonomi, siyaset dünyası da işini ekranlarla yürütüyor. Ekransız geçen gün ve saatler giderek azalıyor. Çalışanlar günlerini ekran karşısında, ekrana bakarak, ekran okuyarak geçiriyor. İşini ekranına düşenlere bakarak yapıyor. Müşteriler, halk, insanlar, ekranlarla yönlendiriliyor. Herkes cebinde, çantasında ekran, köşe bucak dolaşıyor. Mağazalar, sokaklar, işyerleri, araçlar, aletler ekranlarla donanıyor. Hayat ekranlarla yaşanıyor. Ekran karşısında ömürler tüketiliyor. Hayat ekransız olmuyor.
Ekran bir şey gösteriyor, lakin başka birçok şeyi örtüyor. Ekran teşhir ediyor. Ama sadece gösterilmek isteneni sergiliyor. Ekran seçici, eleyici, engelleyici; bazen de, gözetleyici, koruyucu, kollayıcı davranıyor. Az şeyi gösterip, çok şeyi perdeliyor, gizliyor, saklıyor.
Ekranın önündekiler pasif; arkasındakiler aktif oluyor. Her ekranın ardında, görünür veya görünmez bir “el”, her ekranın arkasında bir niyet, bir emek, bir kumanda, bir amaç, bir hedef yatıyor. Her ekranın bir vazifesi var. Ekranlar amaç değil, birer araç oluyor.
Ekran klavyesiz, kumandasız olamıyor. Dünya aslında ekranlarla değil, klavye ve kumandalarla yönetiliyor. Klavye gönderiyor, ekran yayınlıyor. Ekran tüketiyor, klavye üretiyor.
Ekranlara kendini kaptırıp, klavye ve kumandaları ihmal edenleri, arkadaki elleri göremeyenleri, iş dünyası da, tarih de, insanlık da affetmiyor.

2 Comments:
Hocam her seferinde yazınızı okuduktan sonra "bu kadar mı gwzel ifade edilir?" demekten başka bir şey gelmiyor aklıma.
Şimdi düşündüm de, ben de gittikçe kendimi ekrana kaptırıyorum. Bundan guya kendimi sakındırmaya çalışmama rağmen.
Çok teşekkür ederim hocam.
Saygı ve sevgilerimle,
Ben de bu söze bayılıyorum:
“Ekran tüketir, klavye üretir.”
Saygılar,
A. Selim Tuncer
Yorum Gönder
<< Home