BEKLEME YAPMAYIN (!)
Pazarlamayı, pazar fırsatlarını değerlendirmekten ibaret sananlar, bu memlekette başımıza üç iş sardılar: Dersaneler, Özel Üniversiteler ve MBA’ler (embiey okunur).
Üniversiteye hazırlık için ilkokul öncesinden başlayan serisiyle özel dersaneler, sistemin ayrılamaz bir parçası oldu.
Dersanecilik özel üniversitelere evrildi. Ekran boyu sürdürdükleri pazarlama çabaları ne sonuç verdi, kontenjanlarının ne kadarı doldu, kayıtlar bittiğinde anlayacağız.
Şimdi sırada MBA’ler var. Üniversite mezununun zihni, MBA ve yüksek lisans programlarıyla meşgul.
Kırk yıllık akademik hayatı boyunca MBA ve yüksek lisans programlarında hocalık yapmış bir pazarlama akademisyeni olarak gençlere, MBA kararı almadan önce çok iyi düşünün; kararınızı, seçiminizi ve tercihinizi bilerek yapın, demek istiyorum.
Şöyle ki:
MBA’ler girişimciliğinize pek yardımcı olmaz, sadece işletmecilik konularıyla tanıştırırlar. Girişimcilik, kendi başına iş kotarma yeteneğidir ki, okuldan mı alınır, yaşanarak mı olur, bilinmez. Asıl ihtiyacınız, iş yaptırıcılığınızı geliştirmektir.
En tepedekiler hariç MBA diplomaları size çok iyi iş, çok yüksek maaş garantilemez. Ayrıca, diplomanıza dayanıp sıradan işleri kabulde zorlanırsınız. Diplomanız, ilerlemenizin önünde bir duvara dönüşür. Şânınıza, havanıza uygun bir iş bulamayınca moraliniz bozulur.
Gündüz MBA’lerinde, yıl boyu kazançtan mahrum kalır; gece programlarında ise, ücreti yanında, iş yoğunluğu ile eğitimin gereklerini (ve aile sorumluluğunu) bir arada yürütmekte zorlanırsınız.
En önemlisi de, yetişkin bir insan olduğunuzu ve hayatın gerçeklerini öğrenmek için bir-iki yıl daha oyalanmak tehlikesidir.
Onbeş yıllık öğreniminiz döneminiz boyunca başkalarının programladığı bir hayata alıştırıldınız. Ne okuyacağınız, ne düşüneceğiniz dayatıldı. Siz de uydunuz, uyudunuz.
Ama bir gün uyanacak, kendi başınıza kalacak, bir sarsıntı yaşayacaksınız. Hayatı ertelemenin, yeni bir durağa, MBA’ye sığınıp, beklemenin âlemi yok.
Yağmurlarına, fırtınalarına, güneşli günlerine ve hayatın keyfine şimdiden koşun.
“Bekleme yapmayın”, oyalanmayın!

6 Comments:
Hocam, ben de MBA düşündüğüm için yazınız çok "iyi geldi".
Aslında, Türkiyede lisnas ve ya YL bitirdikten sonra MBA yapmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. tabii ki, eğer işletme bölümlerinden mezunsanız tabii. Amma, kimya mezunu arkadaş, bir iş kurmuş, uşletme konularında kendini geliştirmek istiyorsa bu bambaşka.
Şimdi ben de çok karasızım, MBA mi, yoksa o iki senede kazanacağım deneyim mi daha verimli, daha deyerli.
"İş kurmuş, kendini geliştirmek istiyorsa" ifadesi meselenin özüne dokunuyor. Bu arkadaşın, yeterince girişimci olduğu, mesleğiyle kazanmaya başladığı anlaşılıyor. Diplomanın arkasına sığınmasına ihtiyaç kalmamış. İşini daha etkin yapabilmek için arayış içinde...
Buyursun gelsin. Bir yandan da işine devam etsin. Nasılsa kendi işi... Patron kendisi...
İş İdaresi Ustalığı, a.k.a MBA, tam ona göre...
İnşaat mühendisliği okuduktan sonra proje yönetimi üzerine yüksek lisans yapmıştım. İş hayatına atıldıktan 4 sene sonra gerçekten ne istediğimi anlayınca part-time MBA yaptım ve hayatımın en doğru kararlarından birisi olduğunu gördüm. Gündüz işte çalışıp gece okula gidip mühendislik haricinde çok daha güncel bir konuda eğitim almak ve bu süreç içerisinde gelecekte yapmak istediğiniz işin iş planını hazırlamak harika bir deneyimdi. 2 sene boyunca eğer iş bulamayacağınız bir kriz ortamı yoksa o zaman gündüz MBA'yi yapın derim; yoksa hayatı durdurmayın, çalışırken neye ihtiyacınız olduğunu anlayıp MBA'nizi alın.
Hocam merhaba ;
İnşaat mühendisliği eğitimi üzerine askerlik kararı aldırıdığımda yakalaşık 11 aylık bir süre vardı ve ben İşletme İktisadı enstitüsüne katıldım.Bir mühendis olarak işletme eğitiminin çok faydasını gördüm...hemde 1 yıl gibi kısa süreli vak'a analizine dayanan bir metod ile eğitim veren bir kurumdan sizin gibi , rahmetli Sebahattin Zaim hoca gibi değerli hocalardan ders aldığım için şanslıyım.
Mühendis kökenli arkadaşlara işletme İktisadı Enstitüsünü tavsiye ederim....
Çok güzel bir yazı hocam. Elinize sağlık.
Moda, bu hocam.
Ne kadar uyarsanız, boşuna !
Bırakınız denesinler....
Ali Naci Ülkü
Yorum Gönder
<< Home